En güncel çözülemeyen olaylar, paranormal olaylar paylaşım sitesine hoşgeldiniz.

Astral Seyehat Nedir ve Çıkış Nasıl Yapılır?

Hiç yorum yok
Merhaba beyler ruhasta yeni blogum. Bu blogda sizlere paranormal ve gerçek yaşanmış olayları paylaşacağım. Asla yalandan yana değilim. Sadece gerçekleri paylaşıcam. İlk konumuz astral seyehatin bir diğer şekli astral projeksiyondur.

Astral seyehat;
Son günlerde gündem olan ve gerçekliği henüz tespit edilmemiş bir konudur. Genel bir tabirle, astral seyahat ruhun bedeni terk ederek farklı bir boyuta geçmesidir yani beşinci boyut. Bu geçiş sırasında bilinç açıktır ve ayrılan ruh bilinçte izlerini taşır. Bu konuda çeşitli araştırmalar yapılmakla beraber bir çok örneklede karşılaşılmıştır. Bu durum uyku sırasında, beş dakika veya iki saat arasında olmaktadır.

Kendinizi bir sakin odaya kapatın ve yumuşak bir yatağa yatın. Gözlerinizi kapatın ve ruhunuzun size baktığınızı hayal edin sanki kendinize tavandan bakıyormuş gibi hissedin, hayal edin. sonra beyaz ekran veya girdaplar göreceksiniz.


Son zamanlarda bir çok arkadaşın artık BEYAZ EKRAN aşamasına kadar geldiğini duyuyorum.Gördüğünüz gibi astral seyahat hiç de zor birşey değil aslında.Zor olan ne biliyormusunuz?


Duygularınıza ve düşüncelerinize hatta korku ve tedirginliklerinize hakim olmak. Belki şimdi neden hep astral projeksiyon için FARKINDALIK gereklidir dediğimi daha iyi anlıyorsunuzdur. Olay çok basit ya inanın şaka gibi aslında.Ama insanlar hep olağanüstü şeylere mucizelere inanır ve meyleder.Şu an nasıl görüyorsunuz? 

 Projeksiyonla görüyorsunuz.Bu bilinç boyutunda kayıtlı olduğu netlikte herşeyi görüyoruz.Astral projeksiyonda da yeni bir paralel boyut açılıyor ve orada sıfırdan bir bilinç oluşturulup projeksiyon yapılıyor.İş aslında bu kadar basit. Yeni boyut açmayı yani çıkış ve ayrılmayı bir çoğunuz artık biliyor.Ama hala bana olmuyor diyenlerin ısrarla (36.kez) söylediğim şeyi yapmadıklarını görüyorum. 

 1)sabah kalkınca deneyin Bir sonraki durum ise çıkış anındaki teslimiyetsizlikler. 
 2)akışına bırakın hisleri çınlamaları uğultuları herşeyi öyle izleyin sadece filim izler gibi. yukarıda bana sorulan yüzlerce sorunun cevabını tekrar verdim.sadece 2 şey.başka cevap yok.sorduğunuz her sorunun cevabı bu iki şey. sabah kalktınız sırt üstü pozisyona geldiniz yorganı attınız üstünüzden. bu kadar.sadece bekleyin.nefesinizi izleyin.burnunuzdan giriyor hava ve ışık ve sonra hava ve ışık çıkıyor yavaşça bir süre bunu izleyin. kalbim çarpınıyor vs. gibi şeylerin hiçbiri önemli değildir.onlar siz her gece uyurken olan şeyler. 

 sabah kalktığınızda hava aydınlık olacağı için korkularınız geceki gibi olmaz zaten.bu sebeple korku ihtimalini geçiyorum. akışına bırakmak çok mu zor.müdahele etmeden tekisizce sadece izlemek olaylara dışardan bir izleyici gibi bakmak."çınlamalar başladı heh işte uğultuda geldi" dediğiniz için çıkamıyorsunuz.öyle bırakın aksın.GÜLÜMSEYİN. 

 olaylara gülümseyin.unutmayın onlar sadece duygu.izleyin onları. astral seyahat uykuyu izlemektir sadece. GÖRÜNTÜ NASIL MI? şekli anlatayım: 1. aşama = BEYAZ EKRAN (anlatmıştım ilk çıkınca görünen) 2. aşama= görüntünün başladığı an yani ilk olarak görüntü öyle gelir. sonraki aşamalarda sen görüntüye yoğunlaşarak onu netleştirirsin.mesela bardağı daha fazla hissetmen lazım.onun her yerine iyice dokunman lazım her kıvrımının üstünden geçmen. her kıvrımının üstünden geçtiğinde artık bilince (paralel boyuttaki) bardağı tanımlamış olursun.sen körsün orda görmeyi bilmiyorsun.orası başka bir boyut.herşeyi sıfırdan tanıtıyorsun . Yani çıkış olduğunda flu bir görüntü olur ve siz odaklandıkça netleşir görüntü. Beyaz ekran çekilme hissi bitince gelir.

Sakın gözlerinizi açmayın. Beyaz ekran geldiğinde imajinasyon vermelisiniz.Yani odanızda iseniz mesela kendinize odanızdaki bir açıdan bakyı hissedin sanki odaya girilen kağıda duruyormuşsunuzda yatağa bakıyormuşsunuz gibi yada pencerenizden dışarı ya da içeri bakıyormuş gibi.size kalmış burası.

 sonra 2.karedekine benzer şekilde görüntü başlayacak.siz üzerine yoğunlaştıkça 3. cü gibi olacak. 3. kareden sonrakiler kadar netleştirmek için tamamen dokunarak yanına gidip hissetmeniz gerekir. Projeksiyon boyunca ellerinizi birbirine değdirmeyi hissedin kendinizi hissedin ve imajinasyonları sırayla peşpeşe verin.

fotoğraf makinesi gibi düşünün sürekli fotoğraf çekin. Çıkışı başaran arkadaşlar oluyor ve zaten çıktıktan sonra bunları okumanıza gerek kalmayacak.Tamam ya bu muydu diyeceksiniz ve zamanla alışacaksınız öyle ilerleyecek. 

 Tek isteğim ve çabam şudur; Birşey öğrenmeyi kendiniz başarırsınız.Soruların cevaplarının içinizde olduğuna inanmanız ve kendi içinize sormanız.Kendinize güvenin.Bana sormanıza gerek yok.Ben ve siz yani biz biriz.Aynıyız.Aynı enerjinin türevleriyiz.

 kendinize her zaman güvenin.her ortamda.

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder